Hz. Âsiye (R.anha) 3.Bölüm

İman, bir  kuvvet ve enerji kaynağıdır, baki bir cennet tohumunu içerisinde saklar. İmansızlık, bir zaaf, bir boşluktur,içerisinde baki bir cehennem tohumu saklar,sümbül verir. Ama  hakikî iman, gücünü amelle tezahür ettirir,pratikle ortaya koyar. O cesaret kahramanı anamız imanını amelle ortaya koymuştu. Allah'a iman etmemiş bir insanın, uzun dönem için toplumuna faydalı olduğu görülmemiştir; faydalı olanlar da o kadar nadirdir ki, sayıları parmakla gösterilebilecek kadar azdır. Âsiye anamız da sayıları az olan kişilerdendir.
Devamı

Hz. Âsiye (R.anha) 2.Bölüm

Zulmün had safhaya ulaştığı dönemde, Firavun ve Firavun ruhlu insanların karakterleriyle yaptıkları zulümleri görmüş oluyoruz. Firavun’un şahsı değil kişilik motifi önemlidir. Kur’an-ı Hakim bize Firavun’un yalnız hareket etmediğini bildiriyor. Firavun zihniyetine sahip oligarşik bir yapıdan bahsediyor. Yani Firavuniyet, bir zihniyeti temsil ediyor. Tarihteki bütün büyük zorbalar zulümlerini tek başlarına yapmamışlardır. Etraflarında onları destekleyen bir oligarşik yapı her zaman var olmuştur. Bu oligarşik yapının icraatlarını alkışlayanlar da etraflarından eksik olmamıştır.
Devamı

Hz. Âsiye (R.anha) 1.Bölüm

Cennet Hanımı olan Hz.Âsiye (r.anha) Mısır'ın kraliçesi, Nil Nehri'nin kıyısında bulunan görkemli bir  saray’da yaşıyordu. İsmi dillere destan olmuştu. Yetimlerin, düşkünlerin, kimsesizlerin annesiydi O. Kendisi merhamet timsali olsa bile, eşi Firavun zalimdi. Bu iki zıt karakter bir araya gelmiş, asırlar sonrasına dek ebedi mesajlarını vereceklerdi. Farklı dünyaların insanlarıydılar. Firavun, zulmünde tavan yapmış , halkın duygularını sömürüyor, istediğini öldürüp istediğini ağır işlerde çalıştırıyordu. Canı istediğinde akla hayale gelmeyecek işkenceler ediyordu.
Firavun’un karısı Asiye… Zulüm ve inkar karşısında elif gibidik duruşun sembolü… Kadın olarak narin ve naif bir yapıda olmasına rağmen, en yakını yani kocası olan Firavun’un zulmüne karşı dimdik durabilmişti.
Devamı

Gönlümüzün Baharı Kuran-ı Kerim

Kur’an, Allah‘ın kelâmıdır; bu açıdan ezelîdir, yaratılmış değildir. Fakat vahyedilmiş, Hz. Cebrail (a.s) tarafından Allah ‘tan (cc) alınıp, Hz. Muhammed (s.a.v)’a getirilmiş haliyle harflerden ve seslerden oluşan, sûre ve âyetlerden bir araya gelen, dillerimizle okunan, korunan, Mushaflar da yazılıp ellerimizle dokunulan, kulaklarımızla işitilen ve gözlerimizle görülen ‘Kitap’tır.
Devamı

Namaz

Namaz Farsça bir kelimedir. Farsçada ta'zim (büyük saygı) için eğilmek, kulluk, ibadet anlamındadır. Salat kelimesinin karşılığı olarak Türkçe'ye çevrilmiştir. Kelime Kuran'da da salat kelimesi ile ifade edilmektedir. Dua etmek ve Hayır duada bulunmak manalarını ihtiva eder. Namaz tekbirle başlayıp selamla biten belli hareketler ve belli sözlerden oluşan bir ibadettir.
Devamı