Müslümanların cemiyet içindeki vazifeleri

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ‘’Her kim ki Allah’a ve Ahiret Gününe iman ederse misafire ikram etsin.’’ Buyuruyorlar. Misafir, geldiği yerde bereket ve bolluğa vesile olur. Bir hadis-i şeriflerinde de ‘’Misafir geldiği eve on nasibi ile gelir. Birini yer, dokuzu orada kalır.’’ Buyuruyorlar. Evleri ve imkanları müsait olan Müslümanların, İslami hususlara riayet ederek, misafire ikramda  bulunmaları çok mühim vazifelerdendir.
Devamı

İmandan İhsana Tasavvuf

Tasavvuf, yaşandıkça tadılan ve idrak edilen bir ilim olması itibariyle, kelimelerin mahdud imkanları içinde kamil bir suretle izahı zordur.
Tasavvuf, islami deruni bir şekilde yaşamaktır. Ruhi ve vicdani bir duyuşun mahsülüdür.
İslamiyet, ana hatlarıyla  iman,ibadet ve ahlaktan ibarettir. Kelam İlmi imanı, fıkıh ilmi ibadeti, tasavvuf ilmide ahlakı ele alır.
Tasavvuf, özü itibariyle gönül alemimizin selim bir hale gelip, Marifetullah ve Muhabbetullahtan hisse alacak bir seviyeye ulaşabilmesi ve bu sayede ilahi vuslata medar olabilecek bir kıvama gelebilmesidir.
Devamı

Sabır


Sabırlı olmak, üstün bir karakterdir.Ve dinimiz bunu bize emreder.Başa gelen her türlü musibete karşı Allah'a sığınmak,hemen isyan ve itaatsizlikte bulunmamak Yüce Rabbimize karşı bir saygı gereğidir.Bakara süresi 153. Ayetinde şöyle buyuruyor;Gerçekten Allah,sabredenlerle beraberdir.
Devamı

Din ve Müzik


Din ve müziğin ilişkisine temas etmeden önce bu iki kavramın tanımlarını yapmamın konuya daha iyi hâkim olma açısından yararlı olacağını düşünüyorum.
Din:Allah tarafından sınırları belirlenen,peygamberleri vasıtasıysa insanlara gönderilmiş ve onları dünya/ahiret iyiye,güzele yönlendirip hidayete sevk eden ilahi kanunlar bütünüdür.
Müzik:Sesleri belli yöntemlerle düzenleyerek notalar vasıtasıyla aktarma sanatı ve bilimidir.
İnsan,sosyal bir varlıktır.Bu sosyal varlık olma meselesini insanın yaşamında din ve müziğe ayırdığı,ayırması gereken yer açısından ele almaya çalışalım.
Devamı

Hicret

Hicret, sözlükte; terk etmek, ayrılmak, ilgisini kesmek anlamına gelir. Kişinin herhangi bir şeyden bedenen veya kalben ayrılıp uzaklaşması demektir. Hicret bütün peygamberlerin ve onlara iman eden insanların ortak kaderidir. Kafirler peygamberleri ve onlara iman eden müminleri hicret edilmeye zorlamışlar, onlar da imanları uğruna vatanlarını, yurtlarını bırakıp hicret etmişlerdir.
Devamı