Lokman suresinde geçen Hz. Lokman (AS)’ın oğluna nasihatleri (1. Bölüm)

Hikmetili nasihatlarıyla destanlaşan , zahiri ve batını hikmetlerin Piri Hz. Lokman (as), rivayetlere göre Hz. Eyup(as) ile akrabadır ve pek çok peygamberlerin hizmetinde bulunmuştur.
Lokman (as), bir Peygamber veya velidir. Fakat İslam alimlerinin çoğu onun Peygamber değil, hikmet ve takva sahibi, tefekkür ehli bir zat olduğu kanaatindedir.
Lokman (as)’ın ‘hikmet’ ehli olduğu Kur’an-ı Kerim’de kendi adıyla anılan surede şöyle beyan edilmektedir; “Doğrusu Biz Lokman’a, “(Karşılığında) Allah’a şükret!” diye hikmet verdik. Kim şükrederse, ancak kendisi, kendi iyiliği için şükreder. Kim de nankörlük yaparsa, muhakkak ki Allah, Ğaniyy (mutlak servet sahibi, dolayısıyla kullarının şükründen mutlak müstağnî)dir; Hamîd (bütün ihtiyaçlarınızı gideren Rabbiniz olarak hakkıyla hamde ve övgüye lâyıktır).” Lokman, 12
Devamı

Emanet

Emanet; güvenmek, korku ve endişeden emin olmak anlamlarına gelir. Emanet kelime olarak iman kelimesi ile aynı köktendir. Emanet, imandır, mükellef olanların  Allah ‘ tan  başka kimsenin göremediği gizli, saklı taraflarıdır, Allah’ın emir ve yasaklarıdır, Allah’ ın kullarından aldığı ahittir, bütün dini yükümlülükler, Allah ‘a mutlak itaattır. ( İbn Hacer, ilgili hadisin şerhi)
Devamı

Tesettür

İbni Kesir, Mukatil bin Hayyan’ dan, o da Cabir b. Abdullah el-Ensari’ den şöylerivayeteder:
“Esma binti Mirsed(r.a)’ın Beni Harise mevkiinde bir hurmalığı vardı. Kadınlar oraya etek giymeden, göğüsleri, saçları ve ayaklarındaki halkaları açık olarak giderlerdi. Esma ( r.a), “ Bu görünüşünüz ne kadar çirkin.” Bunun üzerine, “Mümin kadınlara da bakışlarını kısmalarını ve edep yerlerini açmaktan ve günahtan korumalarını söyle. Yine söyle ki mecburen görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini yakalarının üzerini kapatacak şekilde örtsünler. Zinet takılan yerlerini kocaları, babaları, kocalarının babaları, oğulları, üvey oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, mümin kadınlar, ellerinin altında bulunanlar (köleler), erkeklikten kesilip kadınlara ihtiyaç duymayan hizmetçileri veya henüz kadınların mahrem yerlerini anlamayan çocuklar dışında kimseye göstermesinler. Saklı zinetlerine dikkat çekmek için, ayaklarını da vurmasınlar. Ey müminler! Hepiniz toptan Allah’a tövbe ediniz ki felaha eresiniz!” buyurulan Nur suresi 31. Ayet nazil oldu.
Devamı

Salavat

“Salâvat” “salât” kelimesinin çoğuludur. Salât kelimesi lügatte; dua, namaz, rahmet manalarına geldiği gibi kendisinden türetilen bazı fiillerin de bereket manası vardır.
“Selâm” kelimesi de müşterek sayılan birçok manaya gelir. Selâm lügatte Allah’ın ismi olarak kullanıldığı gibi, selâmlaşmak, kusurlardan beri olmak, emniyet ve sulh manalarına da gelir. Bu kelimeye verilen manalar üç çeşide ayrılabilir:
a. Mastar bir kelime olarak “es-selâmu aleyküm” demek, selâmet emniyet sizin içindir, sizinle beraberdir demektir.
b. Selâm, Allah’ın ismi olarak; Allah seni korumayı, gözetmeyi üzerine almıştır ve sana kefildir demektir.
c. Selam, itaat ve barış demektir. 
Devamı

Ümit

Allah’ın fazlına, ihsanına, keremine, rahmetine ve lütfuna bel bağlamak anlamına gelir. Ümitsizlik halinin zıttıdır.
Ümit amaçları olan bir şeyin başarıya ulaşmak için yollar olduğuna inanması ve bu yolları kullanmak için motivasyonunun olmasıdır.
Kalbin hayatı ümitle sürer, yani gönül ümitle yaşar. Ümit ihsanı bol olan Allah'ın cömertliğine güvenmektir.
Allah (c.c) şöyle buyuruyor:” Sana gerçegi   müjdeledik, ümitsizlerden olma! Dediler . O da Sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden ümit keser ki? Dedi”. (Hicr, 55-56)
Devamı