Çocuklara Ölüm Haberi Nasıl Verilir?

Çocuklara ölüm gerçeği mutlaka usulünce anlatılması gerekiyor. Her aile bir yakınları vefat ettiğinde bir biçimde bu haberi çocuklara da bidiriyor. Her ailenin vefat eden kişinin çocukla yakınlığı, benimsenen kültürel değer ve inançlar, çocuğun yaş ve gelişimsel düzeyi doğrultusunda şekillenen kendine özgü ölüm haberinin iletme yöntemleri var. Kimi aile doğru bir biçimde yapıyor bu görevi, kimisi de yeterince üzerinde durmadan çoğu kez  bu acılı zamanlarda, çocuklara hak etmiş oldukları özen hiç göstermiyor; “ Nasıl olsa bir gün öğrenir ve anlar.” gibisinden uygun olmayan tavırlar alırlar. Çocuk sonunda öğreniyor öğrenmesine yakınını kaybetmiş olduğunu ama bu arada iç dünyasında bir çok yara da açılıyor.
Devamı

Öksüz ve yetim çocukların manevi halleri

Çocuğun yaşamın da önemli bir yer tutan sevgi objesini yitirme duygusal sorunları da beraberinde getirir. Bu duruma daha da karmaşık hale getiren çocuğun soyutlama yeteneğinin henüz gelişmemiş olmasından kaynaklanan ölümün niteliğini anlıyamamadır. Bu nedenle, çocuğa açıklama yapılırken yanlış izlenimler oluşmamasına dikkat edilmelidir. Ölülerin yok olmadığı başka bir dünyaya gittiği şeklinde açıklamalar çocuğa ebeveyinin geri döneceği inancını verebilir. Herkesin öleceği, buna çeşitli faktörlerin neden olabileceği açıklamaları, çoçukta ölüm korkusu meydana getire bilir.
Ebeveyninden biri ölmüş çocuklarda problem zihinsel ve duygusal olmak üzere iki yönlüdür. Çocuğun duygusal tepkileri gelişmiş düzeyine, ölen ebeveyn ile olan ilişkilerine, ölüm koşullarına ve ailenin tepkisine bağlı olarak farklılık gösterir. Aşırı ağlama, üzgün ve mutsuz görünme, taşkınlık gerilme davranışları aşırı yemek yeme, dışkı kaçırma gibi davranış ve uyum problemleri yaşanabilir.
Devamı

Ölüm ve Ölümün Çocuk Üzerindeki Etkileri

Ölümün manası; insanın halinin değişmesi olup mü’minin hazırlanması, hazırlanabilmesi için de hatırında  tutması gereken hususlardan birisidir.
Ölüm; iman eden ve imanın gereği gibi yaşayan kimseler için bir yok oluş değil, hiçlik değil, fena değil, sönmek değil, ebedi bir ayrılık değil, tesadüf değil kendi kendine olan bir yokluğa gidiş değildir. Bilakis, bütün işleri hikmetli ve merhametli bir Yaratıcı tarafından dünyadaki kulluk görevinden bir terhistir, bir yer değiştirmedir. Ebedi saadete, mü’minlerin asıl vatanları olan Cennet’e bir sevk ediliştir. Dost ve ahbapların yüzde doksan dokuzunun toplandıkları berzah alemine, onlarla kavuşmak üzere açılan bir kapıdır.
Devamı